Zalim Zulmeder Kader Adalet Eder!

529 Müslüman! 

Din Kardeşlerim! Sabredin İlahi adalet yerini bulacaktır. Allah için başlarınızı dik tutunuz. Müslüman Türk kardeşleriniz sizlerin yanında. Manevi dualarımızla, gözlerimizdeki yaşlarla, kalbimizin sızısıyla sizinleyiz. Cenab-ı Hak sizlere zulmedenlerin intikamını alacaktır!
Firavun sisi ve ordusunu kahhar ismiyle kahredecektir.
Sizler Yusuf (a.s)’ın atıldığı zindanlardasınız. Nasıl ki Cenab-ı Hak Yakup (a.s)’ın duasına cevap verdi, öyle ise ümitvarız ki bizlerin de duasına tez zamanda cevap verecektir!

“Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. Hatta bir bahtiyar mazlum idam olunurken bedbaht zalimlere demiş: "Ben idam olmuyorum. Belki terhis ile saadete gidiyorum. Fakat ben de sizi idam-ı ebedi ile mahkum gördüğümden sizden tam intikamımı alıyorum." La ilahe illallah diyerek sürur ile teslim-i ruh eder.” Şualar sh:208

Adalet-i sermediye; dehşetli haksızlığa, adaletsizliğe ve hikmetsizliğe hiçbir şekilde müsaade etmediğinden, Firavun Sisi şiddetli bir azaba müstehak olacaktır. Ve 529 can ise şehadetle müjdelenecektir.
Ve ne mutlu şehadetle müjdelenenlere ki Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kevser havuzu başında o imanlı gençleri karşılayacaktır!
Yarabbi ne büyük şeref!

Kalpleri kararmış ve bu idamı destekleyen vicdansızlar (insan  kılığına bürünmüş yaratıklarr) HAİNLER de hak ettikleri cezayı bulacaklardır.
Cehennem'in vücudu ve şiddetli azabı, hadsiz rahmete ve hakiki adalete ve israfsız, mizanlı hikmete zıddiyeti yoktur. Belki rahmet ve adalet ve hikmet, onun vücudunu isterler. Çünki nasıl bin masumların hukukunu çiğneyen bir zalimi cezalandırmak ve yüz mazlum hayvanları parçalayan bir canavarı öldürmek, adalet içinde mazlumlara bin rahmettir. Ve o zalimi affetmek ve canavarı serbest bırakmak, bir tek yolsuz merhamete mukabil yüzer biçarelere yüzer merhametsizliktir.” Şualar sh:230

529 Yürek! 529 Müslüman! 529 Yusuf! 529 Ana Kuzusu!!!

Hangi vicdan sahibi kıyabilir? Hangi aklı sönmemiş bunu kabul eder? Bir ağaç, akılsız şuursuz bir hayvan ya da basit bir eşya değil!
Bizim gibi etten kemikten canı acıyabilen birer İNSAN! Onlar da can taşıyor ve onlarında aileleri, evlatları, anaları, babaları var. Zerre kadar vicdanı bulunan, bu hale acıyacak ve dualarla yanlarında olacaktır!..
“Her ikinizin Halıkınız bir, Malikiniz bir, Mabudunuz bir, Razıkınız bir.. bir bir, bine kadar bir bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir.. bir bir, yüze kadar bir bir. Sonra köyünüz bir, devletiniz bir, memleketiniz bir.. ona kadar bir bir. Bu kadar bir birler vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti iktiza ettiği ve kainatı ve küreleri birbirine bağlayacak manevi zincirler bulundukları halde; şikak ve nifaka, kin ve adavete sebebiyet veren örümcek ağı gibi ehemmiyetsiz ve sebatsız şeyleri tercih edip mü'mine karşı hakiki adavet etmek ve kin bağlamak; ne kadar o rabıta-i vahdete bir hürmetsizlik ve o esbab-ı muhabbete karşı bir istihfaf ve o münasebat-ı uhuvvete karşı ne derece bir zulüm ve i'tisaf olduğunu; kalbin ölmemiş ise, aklın sönmemiş ise anlarsın!” Mektubat sh:264
Kimi eller vardır ki Zulme alkış tutmak için kalkar..
Kimi eller de vardır ki Mazlumlara dua etmek için semaya kalkar!

Ey merhametliler merhametlisi Rabbim!

Mazlumların yanında olan Allah’ım!
Hz. Yakup (a.s)’ın duasına cevap verdiğin gibi..
Hz. Vahşi (r.a)’ı affettiğin gibi..
Hz. Musa (a.s)’ın asasıyla yol gösterdiğin gibi..
Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın ümmeti olarak, el açıp sana yalvarıyoruz!
Zalimleri kahreyle!
Zindanlarda olan Müslümanlarına selamet ver!
Ailelerine yuvalarına kavuştur!
Onları aydınlık ışığa kavuştur!
Elfü Elfi Amin...

Site yazarlarimizdan: Büşra YILMAZ Nisan / 2014


facebook turk
Yorum Gönder