Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!

Fatihin Torunları

Cennet mekan ATA'm Sultan Abdülhamid Han'ın BEDDUASI

Allahım helal etmiyorum!
Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!
Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanı...mı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (Salallahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!

Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım!

Ya Âdil!

Bana “Kızıl Sultan” adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun!

Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın?..

Fakat yâ Rahman!..

Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz!
Bize acı!
Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et!

Yâ Kâdir!

Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım!

Ya Ma’bud !..

Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum!

Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum!..

Huzurunda eğileceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım!
Eğer, yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda Seni bir kere anabildim, Resûlüne bir an bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et!

Yâ Sübhan! Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana “Ümmetim, ümmetim!” diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi “Milletim, milletim!”diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme! Milletimi evvelâ “Ba’sü ba’de’l-mevtsiz” bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahta kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle!..

Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiçbir saadet ümidim kalmadı.

Bari felâketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım!

Ayakta duramaz, haldeyim!

Vadem ne gün dolacak Allahım?.. “

Necip Fazıl Kısakürek'ten




___________________________________________________

Efendim ölmüş adam hakkında neden konuşuyormuşuz ? gıybet yapıyormuşuz.Fasıklar hakkında konuşmak gıybet değildir...Zalim idareci ''Fasık'' sınıfına girer..Halkına kanun zoru ile şapka giydirmek zalimlik değilde nedir ?Yıllardır resmi tarihin yalanlarda Sultan Vahdettin hain ilan edilip hakkında konuşulurken o zaman kimsecikler neden ses çıkarmadılar,Ölmüş insan hakkında konuşmayalım diye,Bu konuşmamak sadece selanikli içinmi geçerli ?

Tarihi gerçekler karşısında köşeye sıkışıp cevap veremeyen kemalistlerin savunmaları,geçmişi bırakalım günümüze bakalım..Oldu..! Geçmişin hesabını versin tarihi çarpıtanlarda günümüze bakalım...Hainlerle kahramanların yer değiştirdiği resmi tarihin yalanları artık herkes tarafından bilisinde biz zaten geçmişe takılı kalmayız.

Bizden gerçek tarihimiz saklanıyor...
Ecdadımız hep gerikafalı, yobaz diye tanımlanıyor ve bu açıkça devletin bastırdığı Tarih kitaplarında yaptırılıyor.
Ayrıca şanlı tarihimize gölge düşüren şahsiyetler ve olaylar çok büyük bir başarı ve iyi birşeymiş gibi anlatılıyor.
Savaşta kazandığını masada kaybedenler büyük bir zafer kazanmış gibi anlatılıyorlar ve daha nice yalanlar...

Yalan Yazan Tarih Utansin

_____________________________________

Cemil Meric


İnanmayanların inanlara sataşmasında, muhakkak bir parça kıskançlık vardır... 

Cemil Meriç - Jurnal



Yorum Gönder